Ayhan MENTESH
     İletişim
     Ziyaretçi defteri
     RESİMLER
     SERAMİKLER
     DIGITAL RESİMLER
     FOTOGRAFLAR
     DÜNYADAN MASALLAR VE HALK HİKAYELERİ
     => AFRİKA MASALLARI
     => ARAP MASALLARI
     => BİRMANYA MASALLARI
     => BOLİVYA MASALLARI
     => ÇİN MASALLARI
     => DERLEME MASALLAR
     => HİNT MASALLARI
     => IRAK MASALLARI
     => İRAN MASALLARI
     => JAPON MASALLARI
     => KAMBOÇYA MASALLARI
     => KANADA MASALLARI
     => KIBRIS MASALLARI
     => KIRGIZ MASALLARI
     => KIZILDERİLİ MASALLARI
     => KORE MASALLARI
     => LAOS MASALLARI
     => MENTEŞ MASALLARI
     => MISIR MASALLARI
     => NORVEÇ MASALLARI
     => ORTA ASYA MASALLARI
     => ÖZBEK MASALLARI
     => PAKİSTAN MASALLARI
     => ROMEN MASALLARI
     => RUS MASALLARI
     => SAMURAİ MASALLARI
     => TAİWAN MASALLARI
     => TİBET MASALLARI
     => UKRAYNA MASALLARI
     => UYGUR MASALLARI
     => WİETNAM MASALLARI
     => YUANAN MASALLARI
     => ZEN MASALLARI
     LİNKLER
     SON ÇALIŞMALARIM

Tasarım Copyright RLB +90(312) 286 62 92


Ressam - ARAP MASALLARI


 

 
YAS TUTAN İKİ ANNE
“ARAP HALK HİKAYESİ”
 
Arabistan’da Mekke yakınındaki bir kasabada oranın yöneticisi olan bir Emir vardı. Haftanın bir günü halkın dilek ve şikayetlerini dinlerdi.
Bir gün Emirin sarayına yaşlı bir anne geldi. Emir ona ne için ağladığını sordu. Kadın ölen oğluna ağladığını söyledi. Emir kadına şunu sordu;
“- Oğlunun sana ne faydası vardı?”
Kadın oğlunun çalışarak onun geçinmesi için para verdiğini söyledi. Emir bunun üzerine şunu söyledi;
“- Sana bir katır hediye edeceğim. O katırı her gün iş sahiplerine kiralarsan geçimini sağlarsın.”
Biraz sonra başka bir ağlayan kadın emirin huzuruna getirdiler. Emir kadına ölen oğlunun anısına neden ağladığını sordu. Kadın şöyle dedi;
“- Oğlum çevrenin en aydın insanıydı. Her gittiği yerde insanlarla ilgilenir, duygu ve düşüncelerini paylaşırdı. O insanlara daima olumlu yaklaşır, iyi ve güzel şeylerin yapılması için öncülük ederdi. Onunla gönüller aydınlanır, insanlar hayatın güçlüklerini severek birlikte paylaşırdı. Her şeyde olumlu düşünür, olumlu davranırdı.”
Emir bunları duyduğu zaman çok duygulandı. Kadına şunu söyledi;
“- Siz bir oğul kaybettiniz. Biz hepimiz yeri doldurulamayan bir değeri yitirdik. Onun boşluğunu hiçbir şey dolduramaz. Sizi teselli edecek bir şey söylemem mümkün değil.
 
 
ŞİFA SUYU
 
“Arap Halk Hikayesi”
 
Bir zamanlar bir Mısır kasabasında Yunus isimli bir adam yaşıyordu. Yirmi yaşına geldiğinde kendine bir eş aramaya koyuldu. Bir gün sabah sabah kendi mahallesinde gezerken balkonda gezinen güzel bir genç kız gördü. Ertesi gün gidip kızın babasını buldu ve ona şunları söyledi:
“_ Ya Abdullah selam, sabah şerifler hayırlı olsun. Sizin gelinlik çağda bir kızınız olduğunu öğrendim. Onunla evlenmek istiyorum. Sizin bu konuda rızanız var mı?”
Abdullah şöyle dedi;
“- Yunus efendi sizin ailenizi iyi tanırım. Babanız Hariri efendi Barradan gelmiş bir insandı. Sizin kızımı istemeniz benim için bir şanstır. Ancak ortada küçük bir sorun var. Onu halletmemiz lazım.”
Oturup epey konuştular. Abdullah efendinin Yunus’dan bir istediği vardı. Kaf Dağı’nın ardındaki iyilik pınarından küçük bir şişe doldurup getirmesini istiyordu. Abdullah efendiye su suyu ne için istediğini sordu. Aldığı cevap ilginç idi. Abdullah efendi kızının sinirlerinin bozuk olduğunu hayat suyunu içtiği takdirde herşeyin düzeleceğini söylüyordu. Yunus Abdullah efendiye hayat suyunu nereden bulacağını sordu.
Abdullah efendi Yunus’a şöyle dedi;
“- Caminin merdivenlerinde oturup dilenen yaşlı bir kadın var. Ona hayat suyunun nerede olduğunu sorarsan sana söyleyecek.”
O sabah Yunus kasabadaki büyük caminin önüne gitti. İlkin dilenci kadının tepsisine üç gümüş para attı. Sonra hayat suyunu nereden bulacağını sordu. Dilenci kadın ona gideceği yolu ayrıntılı bir şekilde anlattı.
Yunus efendi oradan gidip kasabadaki handan bir at satın aldı.. Söylendiği gibi ilkin yedi gün doğuya doğru yürüdü. Sonra bir kervansaraya geldi. Orada üç gün dinlendi. Yine gideceği yöne doğru yolculuğu için hazırlık yaptı. Hazırlıkları bitince bu defa yedi gün kuzeye doğru yol aldı. Sonunda bir kıyıya ulaştı. Orada da hayat suyuna nasıl ulaşacağını sordu. Kendisine burada da yeterli bilgi verildi. Hemen bir kayık ile karşıdaki adaya geçti. Adaya ayak bastığı anda karşısına bir dev çıktı. Dev ona hayat suyunu nereden ve nasıl bulacağını anlattı.
Yunus dev yarığı bölgesine gittiği zaman yedi başlı bir dev ile savaşmak zorunda kaldı. Ağzından ateşler çıkan devi yenen Yunus gidip hayat suyundan bir şişe su aldı. Geri dönüş yolunda dev onu buldu ve hayat suyuna karşılık ona kendisine bir yıl çalışmasını şart koştu. Yunus bunu kabul etti. Bir yıl boyunca devin keçilerine ot kesti ve koyunlarını sağdı. Yıl sonu dev ona teşekkür etti ve kendisine bir kese altın verdi. Sonunda Yunus atına bindi ve evine gitti. Ertesi gün küçük bir şişeye koyduğu suyu götürüp Abdullah efendiye verdi.
Bir hafta sonu Cemaliye Hanım ile Yunus evlendiler. Evlendikten sonra Yunus karısına hayat suyunun etkisi ile düzelmesine sevindiğini anlattı. Meğer huysuz, sinirli, kırıcı olan Abdullah Efendi’nin karısı imiş.
Sonunda Yunus Efendi hem tatlı bir eşe hem de iyileşmiş bir kaynanaya sahip oldu.
 
 
 
 
 
 
 
Bugün 79 ziyaretçi (173 klik) kişi burdaydı!

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=