Ayhan MENTESH
     İletişim
     Ziyaretçi defteri
     RESİMLER
     SERAMİKLER
     DIGITAL RESİMLER
     FOTOGRAFLAR
     DÜNYADAN MASALLAR VE HALK HİKAYELERİ
     => AFRİKA MASALLARI
     => ARAP MASALLARI
     => BİRMANYA MASALLARI
     => BOLİVYA MASALLARI
     => ÇİN MASALLARI
     => DERLEME MASALLAR
     => HİNT MASALLARI
     => IRAK MASALLARI
     => İRAN MASALLARI
     => JAPON MASALLARI
     => KAMBOÇYA MASALLARI
     => KANADA MASALLARI
     => KIBRIS MASALLARI
     => KIRGIZ MASALLARI
     => KIZILDERİLİ MASALLARI
     => KORE MASALLARI
     => LAOS MASALLARI
     => MENTEŞ MASALLARI
     => MISIR MASALLARI
     => NORVEÇ MASALLARI
     => ORTA ASYA MASALLARI
     => ÖZBEK MASALLARI
     => PAKİSTAN MASALLARI
     => ROMEN MASALLARI
     => RUS MASALLARI
     => SAMURAİ MASALLARI
     => TAİWAN MASALLARI
     => TİBET MASALLARI
     => UKRAYNA MASALLARI
     => UYGUR MASALLARI
     => WİETNAM MASALLARI
     => YUANAN MASALLARI
     => ZEN MASALLARI
     LİNKLER
     SON ÇALIŞMALARIM

Tasarım Copyright RLB +90(312) 286 62 92


Ressam - MISIR MASALLARI


 

 
 
 
BEŞ BAŞLI YILAN
 
 
“Bir Mısır Halk Hikayesi”
 
Bir zamanlar Mısır’ın güneyinde; büyük bir Afrika kabilesinin güçlü bir kabile reisi vardı,
Bir sabah, kasabanın Pazar yerinde dellallar kabile reisinin evlenmek istediğini ve uygun bir eş aradığını halka duyurdular. Abdullah isimli bir çiftçinin iki kızı vardı. Büyüğünün ismi Emine küçüğünün ismi Hatice idi. Abdullah efendi kızlarına;
“Kabile reisi ile evlenmek ister misiniz?”
diye sordu.Büyük kız Emine evlenmek istediğini söyledi. O zaman şöyle bir adet vardı. Evlenmek isteyen bir genç kız damat adayının evine kalabalık bir akraba, eş, dost topluluğu ile birlikte giderdi.
Emine babasının ve akrabalarının itirazlarına rağmen yalnız gitmek istedi. Bir sabah erkenden yola koyuldu. Yolda bir fare ona yol göstermek isteyince ona fena halde kızdı. Onu aşağılayacak sözler söyledi. Daha sonra yolda bir kırlangıç yanlış yolda gittiğini söyleyince onu taşa tuttu.
Daha sonra yoluna yaşlı bir kadın çıktı.
“Neden yalnız doşlaştığını.!
Sorunca; ona da kızdı. Yol bulmada güçlük çektiği için reisin evine geç ulaşabilmişti. Reisin kız kardeşi ona öğütmesi için mısır vermişti. Mısırı acele ile kalın kalın öğüttü. Sonuçta tatsız bir yemek yaptı, reis o yemeği yiyemedi.
Kabile reisine “Büyük Çadır” dediği evine geldiği zaman gelin adayına beş başlı bir yılan şeklinde göründü. Onu gördüğü zaman korktu ve saatlerce söylendi.
Reis, Emine’nin köyün konuklara ayrılan çadırında kalmasını emretti ve ertesi gün de onu ailesine gönderdi.
Büyük kız Emine eve döndüğü zaman yorgundu, bitkindi. O gece erken yattı. Sabah olunca babasına kabile reisi ile evlenmek istemediğini söyledi.
Babası Hatice hanıma kabile reisi ile evlenmek isteyip istemediğini sordu. Hatice aile büyüklerinin elini öptü ve onların da fikrini aldı. Kabile reisi ile görüşmeye gitmeden önce akrabalarının ve arkadaşlarının kendisi ile beraber gelmeleri için davet etti. Hepsine tatlılar ve şerbet ikram etti.
Kabile reisinin köyüne gitmek için tanıdıkları ona hem eşlik hem de rehberlik ettiler.
Yolda bir fare onlara yol göstermek istediği zaman çok memnun oldu ve ona evde yaptığı kurabiyelerden ikram etti.
Köye erken gittiler, gelen akrabalar atlı arabalarda getirdiği yiyecekler ile reisin evinin önünde güzel bir ziyafet düzenlediler. Reisin kız kardeşi mısır getirmişti. O mısırı iyice öğüttüler ve unu yedi defa elekten geçirdiler. Reise yemek yanında tatlılar ve börekler de yapıldı.
Sonunda reis beş başlı bir yılan şeklinde çıka geldi. Hatice hanım reise;
“Hoş geldin!”
dedi. Reis ona kendisinden korkup korkmadığını sorduğunda, ondan korkmadığını söyledi. Hatice hanım kabile reisine şöyle dedi;
“Reis! Reis! Koca reis! Artık o kendini gösterdiğin beş başlı yılan giysisinden kurtul. Bizim evimizde korku değil, sevgi ve saygı olsun!”
Bunun üzerine reis onun yanına geldi ve sevgi ile kollarını açtı. Yolda gelirken ona çeşitli kıyafetlerde göründüğünü, onun aklını, nezaketini ve becerisini sınadığını anlattı. Güzel bir düğün yaptılar.
Hatice hanım reisin karısı olarak hem ailesine, hem akrabalarına çok saygılı davrandı.
Aradan yıllar geçti. Reisin üç oğlu iki kızı oldu. Her yıl kabilenin şenlik yaptığı günlerde çocukları annelerine babaları ile olan tanışmalarını ve evliliklerini sordular. Bu hikaye önce ailede anlatıldı, sonra nesilden nesile aktarıldı. Daima çevresine saygılı olan insanların nasıl mutlu yuva kurabildiklerini anlatmak için bu öykü anlatılır.
Düşmanlarının beş başlı karayılan olarak anlattıkları kabile reisi ona sevgi ve saygı gösterildiği zaman son derece yumuşak bir insanmış. Hatice Ana bir onunla ömür mutlu yaşamış.   
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bugün 79 ziyaretçi (160 klik) kişi burdaydı!

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=