Ayhan MENTESH
     İletişim
     Ziyaretçi defteri
     RESİMLER
     SERAMİKLER
     DIGITAL RESİMLER
     FOTOGRAFLAR
     DÜNYADAN MASALLAR VE HALK HİKAYELERİ
     => AFRİKA MASALLARI
     => ARAP MASALLARI
     => BİRMANYA MASALLARI
     => BOLİVYA MASALLARI
     => ÇİN MASALLARI
     => DERLEME MASALLAR
     => HİNT MASALLARI
     => IRAK MASALLARI
     => İRAN MASALLARI
     => JAPON MASALLARI
     => KAMBOÇYA MASALLARI
     => KANADA MASALLARI
     => KIBRIS MASALLARI
     => KIRGIZ MASALLARI
     => KIZILDERİLİ MASALLARI
     => KORE MASALLARI
     => LAOS MASALLARI
     => MENTEŞ MASALLARI
     => MISIR MASALLARI
     => NORVEÇ MASALLARI
     => ORTA ASYA MASALLARI
     => ÖZBEK MASALLARI
     => PAKİSTAN MASALLARI
     => ROMEN MASALLARI
     => RUS MASALLARI
     => SAMURAİ MASALLARI
     => TAİWAN MASALLARI
     => TİBET MASALLARI
     => UKRAYNA MASALLARI
     => UYGUR MASALLARI
     => WİETNAM MASALLARI
     => YUANAN MASALLARI
     => ZEN MASALLARI
     LİNKLER
     SON ÇALIŞMALARIM

Tasarım Copyright RLB +90(312) 286 62 92


Ressam - ZEN MASALLARI


 

ZEN USTASI VE GEBE KIZ
 
“ZEN ÖYKÜSÜ”
 
 
Japonya’da bir kasabada genç bir hanım gebe kalmıştı. Ailesi;
“- Çocuğun babası kimdir?”
dediklerinde oradaki Zen Budist Tapınağının baş rahibi olan Zen Üstadının adını söyledi.
Aile ve kasabalılar gidip onu suçladılar, ona hakaretler yağdırdılar. O, sorulan sorulara;
“- Olabilir.”
Diyordu. Bir müddet sonra çocuğu ona getirip, bakmasını istediler. O yine her soruya;
“- Olabilir.”
Dedi. Çocuğa aylarca en iyi şekilde baktı. Gün geldi; Genç anne çocuğun babasının genç birisi olduğunu, onu korumak için rahibin adını verdiğini itiraf etti.
Zen Üstadına durumu anlatıp özür dilediler. O yine;
“- Hayat bu her şey olabilir.”
Dedi. Aylar sonra gelip çocuğu almak istediler. O yine gelenlere aynı şekilde hoşgörü ile davrandı.
“- Çocuğu alabilir miyiz?”
dediler.
“- Olabilir.”
Dedi.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
DOĞANIN GÜZELLİĞİ
 
ZEN ÖYKÜSÜ”
 
 
Japonya’da Kyoto şehrinde tanınmış bir tapınağın bahçesine bakan bir rahip vardı. Bir gün saatlerce uğraşarak, avluyu temizledi. O tapınağın yanındaki eski evde tanınmış bir Zen Üstadı yaşardı.
Temizliği bitiren rahip bahçede üstadını görünce, bahçeyi görmesi için onu davet etti.
Tapınağın etrafında yüksekçe bir duvar vardı. Yaşlı rahip kendisine seslenen öğrencisine gülümsedi;
“- Benim duvara tırmanmama yardım et, gelip bahçenin güzelliğini göreyim!”
dedi. Öğrencisi ona duvarı aşması için yardım etti. Üstat, yakındaki ağaçları silkeleyince toprak yine yapraklarla kaplandı.
Üstat şöyle dedi;
“- Bak, böyle doğanın toprağı yapraklarla süslemesi ile şimdi her şey daha güzel!”
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
AKREPİ KURTARAN ADAM
 
 
ZEN ÖYKÜSÜ”
 
 
 
Bir Zen Üstadı, bir nehir kıyısında dururken, üç defa üst üste boğulmak üzere olan bir akrebi kurtarır. Üstelik bunu akrebin onu sokmasına aldırmadan kurtarmalarına devam eder.
Orada bu durumu gözlemleyen birisi onu neden bunu yaptığını sorunca, şöyle bir cevap verdi;
“- Başkalarını kurtarmak, bunu bir görev bilmek benim yapımda vardır. Bir insan ancak kendi yapısına uygun şekilde davranır. Benim davranışım daima kurtarıcı olma anlayışıdır.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
ŞANS VE ŞANSSIZLIK
 
 
BİR ZEN USTASININ DEĞİŞİK BAKIŞ AÇILARI”
 
 
 
Bir Zen ustasının güzel bir atı vardı. Bir gün at ortadan kayboldu. Bu durumu ona anlattıklarında; O, iyimser cevaplar verdi ve görüşü sorulduğunda;
“- Belki şimdi daha iyi olabilir!”
dedi. Üç gün sonra kaybolan atı üç yaban atını peşine takarak geldi. Bu defa oğlu bu yaban atlarından birine binmeye çalışırken ayağı kırıldı. Zen üstadı yine iyimser bir görüş belirtti;
“- Bu kaza da bir iyiliğe vesile olabilir.”
Dedi. Bir koç gün sonra imparatorun subayları askerlerle köye gelip gençleri topladılar. Zen ustasının oğlunun ayağı kırık olduğu için ona dokunmadılar.
Zen ustası oğlunun o gün ayağının kırık olmasını bir şans eseri olarak düşündü.
Çünkü giden gençlerden hiçbiri geri dönemedi.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
KIRILAN VAZO
 
ZEN ÖYKÜSÜ”
 
 
Bir öğrenci Zen ustasının evine gittiğinde yanlışlıkla onun bir vazosunu kırmıştı. Tam kırılan parçaları toplamıştı o anda hocası yanına geldi.
Hocanın ona çok kızacağını düşünerek olayı gizlemeyi düşündü. Ancak bunun mümkün olmadığını düşündü.
Birden aklına bir fikir geldi. Hocasının yanına yaklaştı.
“- Hocam bir soru sorabilir miyim?”
dedi. Hocası;
“- Buyur sor.”
Dedi.
“- Hocam ölüm nedir?”
Hoca bir açıklama yaptı.
“- Ölüm bir şeyin hayatının veya var oluşunun sonudur. Ve doğal bir olaydır. Her şeyin bir başlangıcı olduğu gibi bir de sonu vardır. Bu çok doğaldır.”
Öğrenci bunun üzerine kırdığı vazoyu hocasının önüne koydu.
“- Hocam vazonuzun yaşamı sona erdi!”
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
SEVERSEN AÇIKTAN SEV
 
 
ZEN ÖYKÜSÜ”
 
 
 
Bir manastırda rahiplerden biri bir rahibeye şunları söyledi;
“- Seni seviyorum ve seninle gizlice buluşmak istiyorum.”
Rahibenin verdiği cevap ilginçti;
“- Beni seviyorsan açıkta sev! Sevgi eğer gerçek sevgi ise gizlenmesi gerekmez.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
HIRSIZ ÇOCUK
 
ZEN ÖYKÜSÜ”
 
 
Bir Zen Üstadının ders verdiği sınıfta hırsızlık yapan bir çocuk bulunmuştu. Diğer çocuklar, onun o okuldan atılmasını istediler.
Zen ustası buna karşı çıktı. Bunun üzerine bazı öğrenciler ve öğrenci aileleri o çocuk atılmazsa o okuldan ayrılacaklarını söylediler.
Zen ustasının onlara verdiği cevap ilginçtir. Büyük üstat aynen şunları söylemiştir;
“- Bu yaptığınız tehdittir. Ben kendi yaptığımın doğru olduğuna inanıyorum. Biz eğitime ihtiyacı olan bir çocuğu sokağa atamayız. Bu çocuğu bizim, okulda eğitmemiz lazımdır.
Bu çocuk okulda eğitilirse topluma kazandırılmış olur. Yoksa; onu kaybederiz, başka okullar bulabilirsiniz ancak o buradan atıldıktan sonra başka bir okul bulamayabilir.
Onun için siz ayrılmak isterseniz bile; ben ona ders vermeye devam edeceğim. Doğru bildiği yoldan tehdit ile vazgeçen insan korkuya yenilmiş olur. Böyle bir davranış ancak zayıf bir kişiliği olan insanların işidir.
Korkarak iyilik yolundan vazgeçen bir insan hem kendine hem de içinde yaşadığı topluma kötülük etmiş olur.”
Zen ustasının o gün o davranışı ile öğrencilerine verdiği ders çok önemli bir dersti. Zaman içinde, onun verdiği ders çok iyi anlaşıldı.
Onun için ona Büyük Zen Üstadı adı verildi.
 
 
 
 
Bugün 79 ziyaretçi (145 klik) kişi burdaydı!

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=